Mutlakçı görüş nedir ?

Muqe

Global Mod
Global Mod
Mutlakçı Görüş: “Her Şey Siyah ve Beyaz Mıdır?”

Hadi gelin, bir dakikalığına hepimizin kafasında bir parça beliren, ama genellikle gündelik hayatın karmaşasında unutulan o ilginç soruyu masaya yatıralım: “Her şey siyah ve beyaz mıdır?” Bu soruya kesin bir cevap verdiğinizi düşünüyorsanız, belki de bir mutlakçı görüşe sahipsiniz demektir. Ama bu, "neden" ve "nasıl" gibi soruları tamamen dışarıda bırakacağımız anlamına gelmez, öyle değil mi? Eğer bu soruya sıcak bakıyorsanız, o zaman “mutlakçı görüş” hakkında konuşmaya başlamak için tam zamanı!

Mutlakçı görüş, basitçe söylemek gerekirse, şeylerin ya da düşüncelerin ya tamamen doğru ya da tamamen yanlış olduğu bir bakış açısını ifade eder. Yani, gri alanlar, belirsizlikler ya da “biraz doğru, biraz yanlış” gibi karmaşık durumlar? Onlar ne yazık ki mutlakçının gözünde pek yer bulmaz. Sadece %100 doğruluk ya da %100 yanlışlık vardır, geri kalan her şey ikinci plana atılır.

Mutlakçı Görüş Ne Anlama Gelir?

Mutlakçı görüş, genellikle doğrudan ya da dolaylı bir şekilde, ya da şairane bir ifadeyle şu şekilde tanımlanabilir: "Ya her şey doğrudur ya da her şey yanlıştır, arada başka seçenek yok!" Yani, bu bakış açısında renkler ya tamamen mavi ya da tamamen kırmızı olmalı, başka bir ara ton yoktur. Çoğu felsefi akım, insanları düşünmeye teşvik ederken, mutlakçı bakış açısı sizi “değiştirilemez, sonuca varılmış doğrulara” götürür.

Bir örnek verelim: Diyelim ki bir kişi, “Bütün insanlar eşittir” der. Klasik bir evrensel doğrulama, değil mi? Ama bir mutlakçı bununla kalmaz; o kişi der ki, "Bu fikir, her durumda her koşulda doğru olmalıdır. Eğer bir durumda bu geçerli değilse, o zaman bu yanlıştır!" Yani, ne bu meselenin içindeki çeşitliliği ne de durumu göz önüne almayı kabul eder. Her şey ya mutlak doğru ya da mutlak yanlıştır.

Erkekler, Kadınlar ve Mutlakçı Görüş: Klişeler Bir Kenara!

Şimdi, gözlerinizi büyütüp, kafanızdaki “Erkekler mutlakçı, kadınlar daha esnek” klişesini bir kenara atın! Evet, bazen erkeklerin genellikle daha çözüm odaklı ve analitik düşünme eğiliminde olduğu doğru olabilir, ancak bu, her erkek için geçerli değildir. Aynı şekilde, kadınlar daha empatik ve toplumsal ilişkilere odaklanabilirler, ancak her durumda bu da geçerli değildir. Klişelere takılmadan, gerçekten de farklı kişilerin farklı bakış açıları sunabileceği bir durumu değerlendirelim.

Diyelim ki, bir grup arkadaş bir akşam yemeği yiyor. Konu, bir filmin sonunda bir karakterin davranışlarının doğru olup olmadığına geliyor. Erkeklerden biri, “Kesinlikle doğruydu, çünkü karakterin yaptığı şey, tüm filmdeki mantığa uygun” diyebilir. Bir başka arkadaş, “Ama bu, bir insanın gerçek hayatta böyle davranmayacağı bir şeydi. Filmde anlatılmak istenen mesajı göz önünde bulundurmalıyız” diyerek farklı bir bakış açısı sunar. Burada, bir arkadaş “doğru”yu mutlak bir şekilde onaylarken, diğer arkadaş “doğru”yu daha çok bağlama, koşullara ve insan doğasına dayandırır.

Mutlakçı bir yaklaşımda, her şey kategorize edilir: ya doğru, ya yanlış. Burada erkeklerin stratejik düşünme biçimlerinin genellikle kesin yargılara ulaşmasına olanak tanıdığı söylenebilir. Kadınlar ise daha çok, bir olayın toplumsal etkilerine ve bireysel durumlara bakarak esneklik gösterebilir. Bu da mutlakçı bakış açısını daha kolay sorgulamalarına yol açabilir.

Mutlakçılığın Geleceği: Her Şey Siyah ve Beyaz Olacak mı?

Geleceğe dair mutlakçı bakış açısının nasıl şekilleneceğini tartışmak da oldukça ilginç. Günümüz dünyasında, her şeyin siyah ve beyaz olmasını beklemek oldukça zordur. Teknolojik gelişmeler, kültürel farklılıklar, bilimsel araştırmalar ve toplumsal evrimler, doğruların daha esnek bir şekilde ele alınmasına olanak tanımaktadır.

Örneğin, yapay zekânın geldiği nokta göz önüne alındığında, makineler şimdi çok daha fazla karar alabiliyorlar. Ama burada dikkat edilmesi gereken şey, makinelerin aldığı kararların her zaman doğru ya da yanlış olmaması. Bu kararlar, veri analizi, algoritmalar ve öğrenme süreçlerine dayalı olarak şekillenir, ancak her zaman mutlak doğrulara işaret etmeyebilirler. Yani, bir makinaya "doğru"yu söylemek, hala oldukça tartışmalı bir konudur. İşte bu, mutlakçı görüşün daha karmaşık hale gelmesine yol açıyor.

Bir diğer yandan, toplumsal dinamikler de mutlakçı bakış açısının önünde büyük bir engel oluşturuyor. Kültürel çeşitliliği ve farklılıkları göz ardı etmek, sadece toplumsal düzeyde değil, aynı zamanda etik açıdan da sorunlar yaratır. "Bütün insanlar eşittir" gibi bir mutlak görüş, bazen toplumun içindeki eşitsizlikleri göz ardı edebilir. Bu da, mutlakçılığın zaman zaman ısrarla sorgulanması gerektiği anlamına gelir.

Sonuç: Mutlakçı Görüşle İlgili Sorular ve Tartışma

Peki, sizce her şey gerçekten siyah ve beyaz olabilir mi? Ya da belki de gri alanlar ve belirsizlik, hayatımızın doğal bir parçasıdır? Mutlakçı görüş, tek doğruyu arayışında oldukça cazip olabilir, ancak bu bakış açısı tüm insan deneyimini kapsıyor mu?

İşte bu noktada hepimizin farklı bakış açılarına ve yorumlara ihtiyacı var. Kim bilir, belki de o gri alanlar, hayatın kendisini daha ilginç ve karmaşık hale getiriyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Mutlakçılığın bu dünyada hala geçerli olup olmadığını tartışmaya açalım!

Unutmayın, doğru ya da yanlış olmadan önce, bazen biraz gülüp, biraz da düşünmek her zaman en iyi çözüm olabilir!