Çalıştığım işleri nasıl görebilirim ?

Baris

New member
Çalıştığım İşleri Nasıl Görebilirim? Bir Yolculuğun Hikâyesi

Merhaba forumdaşlar! Bugün size, hayatımda bana çok şey öğreten bir yolculuktan bahsedeceğim. Bu, yalnızca çalıştığım işleri görmekle ilgili değil, aynı zamanda doğru yolda olup olmadığımı anlamaya dair bir hikâye. Kimi zaman işlerimizi gözden geçirmek ve değerlendirmek, nasıl ilerlediğimizi görmek çok önemli. Peki, bunu nasıl başarırız? Hem stratejik hem de duygusal bir bakış açısıyla bunu keşfetmeye ne dersiniz?

Hikâyemi paylaşmaya başlıyorum; belki sizin de hayatınıza dokunur.

Bir Gün, Yolda Karşılaşılan Sorular

Bir gün, sıradan bir sabah, Ahmet adında bir adam, bilgisayarının başında, bir süredir üzerinde çalıştığı projelere göz gezdiriyordu. Çalışmaları başarılıydı, ancak bir sorusu vardı: “Yaptığım işler nereye gidiyor? Bu kadar çabayı nasıl doğru bir şekilde değerlendirebilirim?”

Ahmet, çoğu zaman bir projeyi bitirdikten sonra, hemen bir sonraki projeye geçerdi. Sonuçları görmek, analiz etmek ve neyi doğru yaptığını anlamak, ona göre her zaman ikinci plandaydı. O an, bir yandan geçmiş projelerine bakma gereksinimi duysa da, bunu nasıl yapacağına karar veremedi.

Bir gün, köydeki eski dostu Zeynep’i aradı. Zeynep, iş dünyasında başarılı, sezgisel ve oldukça empatik bir kişiydi. Onun bakış açısını hep merak etmişti. Zeynep’i aradı ve konuşmalarının bir yerinde, Ahmet sordu: “Zeynep, ya da belki senin fikrin var mı, yaptığım işleri nasıl görebilirim, nasıl daha iyi değerlendirebilirim?”

Zeynep, birkaç saniye düşündü ve gülümseyerek cevapladı: “Ahmet, belki de bunu biraz daha duygusal ve insani bir açıdan değerlendirmelisin. Hadi gel, sana bir şey göstereyim.”

İşleri Görmek ve Değerlendirmek: Zeynep’in Empatik Yaklaşımı

Zeynep, Ahmet’i küçük bir kütüphaneye götürdü. Burada, yıllardır yaptığı projeleri ve yazdığı notları düzenli bir şekilde saklıyordu. “Bu kütüphaneyi her zaman kullanırım,” dedi Zeynep. “Bazen sadece dosyalara bakmak yetmez. Bir projeye başladığımda, o projeyle ilgili hislerimi, düşüncelerimi, bazen ise karşılaştığım zorlukları yazıyorum. İleride, işlerimi nasıl geliştirdiğimi görmek, benim için çok daha anlamlı oluyor.”

Ahmet, Zeynep’in önerisini anlamakta zorlanıyordu. Zeynep’in yaklaşımı ona oldukça duygusal gelmişti. Ancak Zeynep devam etti: “Her iş, bizim bir parçamız. Sadece başarılarımıza odaklanmak değil, o süreçte öğrendiklerimize ve hissettiklerimize de odaklanmalıyız. Bunu yaparak, geçmişteki hatalarımızı ve başarılarımızı gerçekten görmek mümkün olur.”

Ahmet, Zeynep’in söylediklerine biraz mesafeli baksa da, bir süre düşündü ve Zeynep’in empatik yaklaşımını takdir etmeye başladı. Zeynep’in işleri görmekle ilgili yaklaşımı, sadece veriye dayalı olmaktan çok, duygusal bağ kurmaya yönelikti. Her projede, o projenin ruhunu hissederek ilerliyordu.

Ahmet’in Stratejik Düşüncesi: Somut ve Hedef Odaklı Bir Bakış Açısı

Ahmet, Zeynep’in yaklaşımını bir süre düşündü. Sonra, kendisini stratejik bir bakış açısıyla değerlendirmeye karar verdi. Zeynep’in yaklaşımının değerini anlasalar da, bir yandan da işi somut verilerle görmek istiyordu. Bu yüzden bir gün bilgisayarında geçirdiği saatlerin ardından, çalışmalarını düzenlemeye karar verdi.

Ahmet, projelerini bir dosya sistemine göre sıraladı. Her işin tamamlanma oranını, ne kadar verimli çalıştığını ve yaptığı hataları listelemeye başladı. Bu şekilde, her projede neyin işe yaradığını ve hangi alanlarda iyileşme yapması gerektiğini görebilecekti. Ahmet’in stratejik yaklaşımı, ona projelerini net bir şekilde görme ve planlama imkânı sundu.

Ancak, bu yaklaşım da bazı noktalarda eksikti. Ahmet, yalnızca “sayılabilir” şeylere odaklanmıştı; başarılar, hatalar, kilometre taşları… Ama Zeynep’in söylediklerine göre, her projenin insanî bir boyutu vardı. Sonuçlar önemliydi, ama bir şeylerin içindeki anlamı da görmek gerekiyordu.

Ahmet ve Zeynep’in Birleşen Yaklaşımları: İşlerin Gerçek Değeri

Bir süre sonra, Ahmet Zeynep’in önerilerini birleştirerek yeni bir yöntem geliştirdi. Her projeyi, hem stratejik hem de duygusal açıdan değerlendirdi. Projelerini bir yandan sayısal verilerle takip ederken, diğer yandan bu projelerde neler hissettiğini, hangi zorluklarla karşılaştığını ve hangi anların ona daha çok anlam kattığını yazmaya başladı. Zeynep’in yöntemiyle, işlerine anlam katarken, Ahmet’in stratejik yaklaşımı da ona verileri ve somut sonuçları gösterdi.

Ahmet’in yaklaşımı, hem işlerin nasıl yürüdüğünü görmek hem de yaptığı her işin kendisini nasıl dönüştürdüğünü fark etmek için faydalıydı. Yalnızca bir sonucun değil, o sonuca giden yolun ve sürecin de önemli olduğunu keşfetti.

Sonuç: İşlerimizi Görmenin ve Değerlendirmenin Yolu

Sonuç olarak, Ahmet ve Zeynep’in hikâyesi, işlerimizi nasıl daha sağlıklı bir şekilde görebileceğimizi keşfetmek adına ilham verici bir örnek oldu. İşlerin sadece stratejik verilerle değil, duygusal bağlarla da ele alınması gerektiğini öğrendik. Zıt yaklaşımlar, aslında bir araya geldiğinde, hem somut hem de insani bir değer yaratabiliyor. İşlerinizi değerlendirebilmek için sadece sayılara ve sonuca odaklanmak yeterli değil. Bazen, içsel yolculuğunuzu, hislerinizi de görmek gerekiyor.

Sizce işlerinizi görme şekliniz nasıl? Stratejik mi yoksa daha duygusal bir yaklaşım mı sergiliyorsunuz? Forumda hep birlikte düşünelim, belki birbirimize ilham verebiliriz!