Pazının diğer adı nedir ?

Baris

New member
Pazının Diğer Adı Nedir? Bilimsel ve Beslenme Odaklı Bir İnceleme

Pazının diğer adı nedir? İlk bakışta basit, aslında ilginç bir soru

Pazı deyince benim aklıma doğrudan mutfakta zeytinyağıyla pişirilen, böreğe konulan ya da yumurtayla birlikte hazırlanan yeşil yapraklı bir sebze geliyor. Fakat “Pazının diğer adı nedir?” sorusunu biraz araştırmaya başlayınca işin yalnızca bir sebzenin halk arasındaki adını öğrenmekten ibaret olmadığını fark ediyoruz. Bitkinin bilimsel sınıflandırması, farklı ülkelerdeki adlandırmaları, eski botanik isimleri ve besin bileşimi birbirine bağlanıyor.

Bu nedenle pazıyı sadece mutfak kültürü açısından değil, botanik ve beslenme bilimi açısından da incelemek oldukça ilginç. Özellikle bilimsel kaynaklarda kullanılan isimlerle günlük hayattaki isimlerin neden her zaman birebir örtüşmediğini anlamak, bitki adlandırmalarına bakışımızı da değiştiriyor. Gelin pazının hangi isimlerle bilindiğini, hangi bitkiyle karıştırılabildiğini ve bilimsel sınıflandırmasının ne söylediğini birlikte araştıralım.

Pazının en yaygın diğer adı: İsviçre pazısı ve yaprak pancarı

Pazının uluslararası literatürdeki en yaygın karşılıklarından biri Swiss chard yani İsviçre pazısıdır. Bunun yanında İngilizcede chard, leaf beet ve spinach beet gibi adlarla da karşılaşılır. Türkçede ise “pazı” adı çok daha yerleşiktir.

Burada önemli bir ayrıntı var: “Swiss chard” ifadesindeki “Swiss” kelimesi bitkinin mutlaka İsviçre kökenli olduğu anlamına gelmez. Bu ifade İngilizce ortak adlandırma sisteminin bir parçasıdır. Kew’in Plants of the World Online veri tabanında Beta vulgaris türü altında “leaf beet group” içerisinde Swiss chard, spinach beet, silver beet ve rhubarb chard gibi adlandırmalar listelenmektedir.

Uluslararası Bitki Çeşitlerini Koruma Birliği’nin (UPOV) sınıflandırma belgelerinde de “Leaf Beet, Swiss Chard” adları birlikte kullanılır. Aynı belgede bitkinin botanik adlandırması eski taksonomik kullanımla Beta vulgaris L. var. cicla şeklinde verilmiştir.

Dolayısıyla günlük kullanım açısından şu eşleştirme yapılabilir:

- Pazı = Swiss chard

- Pazı = Chard

- Pazı = Leaf beet

- Pazı = Spinach beet

- Bazı kaynaklarda = Silver beet

Ancak bu adların tamamını “kusursuz bilimsel eş anlamlılar” şeklinde değerlendirmek doğru değildir. Çünkü bitkilerin modern sınıflandırmasında varyete, alt tür ve kültivar grubu gibi farklı kategoriler kullanılabilmektedir.

Bilimsel adı neden bazen Beta vulgaris var. cicla, bazen başka şekilde yazılıyor?

Pazının adını araştırırken en fazla kafa karıştıran konu bilimsel isimlendirmedir. Eski ve yeni kaynaklarda Beta vulgaris var. cicla, Beta vulgaris subsp. cicla veya Beta vulgaris Leaf Beet Group gibi farklı kullanımlarla karşılaşmak mümkündür.

NCBI Taksonomi veri tabanı güncel sınıflandırmada Beta vulgaris subsp. cicla adını kabul edilen adlardan biri olarak gösterirken, Beta vulgaris var. cicla adını önceki kullanımlarla ilişkilendiriyor.

Kew’in Plants of the World Online sistemi ise Beta vulgaris var. cicla L. adını Beta vulgaris subsp. vulgaris ile eşanlamlı olarak değerlendiriyor.

Bu farklılık, kaynakların birbirini yanlışladığı anlamına gelmez. Taksonomi zaman içinde değişebilen bir bilim dalıdır. Yeni morfolojik, genetik ve filogenetik veriler eski sınıflandırmaların yeniden düzenlenmesine yol açabilir.

Burada araştırma yaparken benim için önemli olan nokta şu: İnternette bir bitkinin iki farklı bilimsel isimle yazıldığını görmek, hemen “bunlardan biri yanlıştır” sonucuna götürmemeli. Öncelikle hangi taksonomik veri tabanının, hangi tarihli sınıflandırmayı kullandığına bakmak gerekir.

Pazı pancarla akraba mı? Evet, hem de düşündüğümüzden daha yakın

Pazının bilimsel adı Beta vulgaris ile başladığında dikkat çekici bir bağlantı ortaya çıkıyor. Çünkü aynı tür kompleksi içerisinde pancar grubu, şeker pancarı grubu, yem pancarı grubu ve yaprak pancarı grubu gibi farklı kullanım yönleri gelişmiştir.

Kew, Beta vulgaris türünü Amaranthaceae familyası içerisinde değerlendiriyor ve bu tür altında bahçe pancarı, yaprak pancarı, şeker pancarı ve yem pancarı gibi başlıca kültür gruplarından söz ediyor.

Yani pazı ile kırmızı pancar mutfakta tamamen farklı sebzeler gibi görünse de botanik açıdan yakın akrabalıkları bulunur. Temel farklardan biri, kültürel seleksiyon sonucunda bitkinin hangi bölümünün ön plana çıkarıldığıdır.

Pancarda kökün/hypokotilin şişkin yapısı öne çıkarken pazı grubunda esas olarak yaprak ve yaprak sapları değerlendirilir. Kew'in botanik açıklamasında da yaprak pancarı grubunun kökünün genellikle şişkin olmadığı ve yaprakların temel kullanım organı olduğu belirtiliyor.

Bu ayrıntı, “pazının diğer adı nedir?” sorusunun aslında “pazı hangi bitkisel grubun üyesidir?” sorusuna kadar genişleyebileceğini gösteriyor.

Besin bilimi pazı hakkında ne söylüyor?

Pazıyı yalnızca isimleri üzerinden değerlendirmek eksik kalır. Hakemli literatürde pazının besin ve biyoaktif bileşenleri üzerine ciddi miktarda araştırma bulunuyor.

Gamba ve arkadaşlarının Critical Reviews in Food Science and Nutrition dergisinde yayımlanan sistematik derlemesi bu konuda özellikle dikkat çekici. Araştırmacılar dört farklı bilimsel veri tabanını taramış, başlangıçta 1102 kayıt belirlemiş ve belirli kriterler sonrasında 28 çalışmayı nihai değerlendirmeye almıştır. Bu yöntem, tek bir deneyin sonuçlarından ziyade mevcut araştırmaların sistematik biçimde bir araya getirilmesini sağlar.

Derlemede pazı olarak değerlendirilen Beta vulgaris yapraklarının içerisinde çok sayıda farklı kimyasal bileşiğin bulunduğu bildiriliyor. Araştırmacılar toplam 192 kimyasal bileşik belirlemiş ve bunları 23 farklı grupta sınıflandırmıştır. Bunlar arasında betalainler, flavonoidler, fenolik bileşikler, terpenler, karbonhidratlar ve mineraller bulunuyor.

Daha da ilginç olan, yaprak ve sapın kimyasal profillerinin tamamen aynı olmamasıdır. Sistematik derlemede yaprakların lif, sodyum, magnezyum, flavonoid ve C vitamini bakımından dikkat çektiği; saplarda ise potasyumun öne çıktığı bildirilmiştir.

Burada önemli bir bilimsel ayrım yapmalıyız: Bir sebzenin antioksidan veya biyoaktif bileşik içermesi, tek başına belirli bir hastalığı önlediğinin kanıtı değildir. Laboratuvar ortamında bir bileşiğin biyolojik aktivite göstermesi ile insanlarda klinik fayda oluşturması arasında oldukça uzun bir araştırma süreci vardır.

Pazının sağlık açısından faydaları konusunda kanıtların sınırı nerede?

Bu konuda internette sık yapılan hata, “antioksidan içeriyor” bilgisinden doğrudan “şu hastalığı önler” sonucuna geçilmesidir. Bilimsel yaklaşım bu kadar hızlı bir nedensellik kurulmasına izin vermez.

Ninfali ve Angelino'nun Fitoterapia dergisindeki derlemesinde Beta vulgaris yapraklarının besinsel ve fonksiyonel özellikleri incelenmiş, pazı özütleriyle ilgili bazı deneysel bulgular aktarılmıştır. Araştırmacılar pazının çeşitli flavonoid bileşikleri içerdiğini ve deneysel sistemlerde antioksidan özellikler gösterdiğini bildiriyor.

Fakat burada “özüt”, “hücre kültürü” veya “laboratuvar modeli” ile doğrudan sebzeyi normal miktarlarda tüketen insan aynı şey değildir. Bu nedenle bilimsel metinlerde “potansiyel”, “biyolojik aktivite” ve “daha fazla araştırma gereklidir” gibi ifadelerin kullanılması tesadüf değildir.
 
Üst